Birak yasini gecenin kuyusuna
vazgec bu amacsiz haykirislardan
uyu, uyu...
issiz bir keman sesi al yanina, onunla kal.
aci cekmisti hani bir zaman
topugu tozlu cindrella.
bosver gel hadi beraber aglayalim
ya da uyu, uyu...
cocuklugumda bilmediklerimi ogrenmenin hayali
simdi benim cektigim.
meger gozlerin buyusu kapaliykenmis
ve bir ruyayi gercege cevirme korkusu
meger her gercekte biraz ruya sakliymis
sakliymis iste, sakliymis...
uyu guzelim, sen de olmazsan birsey eksilmez dunyada
merak etme
sakliymis, sakliymis, kandirmislar bizi.
anlayamadim her korkuya bir sebep gerektigini
askin acitan yanini
anlayamadim siren seslerinin
kenar mahallelere has oldugunu
keman sesini anlayamadim
mazim bin yil olsaydi
iste okadar geri goturebilirdi beni.
kim ne derse desin analar haklidir
kalbin puruzsuz yani onlarda saklidir.
yoksa bitmisim
bir kenar mahalle sirenine yanmisim
derinden gelen kemanin sesine kanmisim.
ben bir baska alemde rol aliyorum
kendi yazdigim senaryolari oynuyorum.
kahroluyorum her gun, kendimi bulamiyorum.
dertli de degilim asik da
ben bir yalanin basroluyum
ozunu yitirmis topragin kokusuyum
ben zamani hice saymis
ben askin golgesine girmemis
bir sarmasik gibi kendimi doluyorum kendime
sere serpe daginigim.
ama sen acma gozlerini
acma ki bakabileyim gozlerine.
2009, Londra
Hakkımda
- iskender Tekin
- Seven Sisters Falls, MB, London, United Kingdom
- I`m a student at Malvern house in London. I`ve been running to finish my study however, I know, then I`ll be studying again as well. that`s why, I`m saying myself; you`re a book that travel hands to hands...so, you can e-mail me and call me for anything. Phone number; 07540 8484 13
Temmuz 10, 2009
Temmuz 05, 2009
Muzik Kutusu
Sevdalarindan arinan bir cift goz
Kalbi telasli ahuzar eder
Yine de yanar yuregi
Feryadi dinlenilesi...
Geceye yazilan bir siire benzer yine
akintisini yitirmis nehrin feryadi
martisizdi yalandi hikayesizdi
kalbim ritmini kaybetti
cocuklugum beni andi yine
Yildizlar!
kanatir bedenimi
gecmisi olmayan bir hayat bekler beni
sen de uyumasan duzelirdi kainatin duzeni
disarida sacma sapan bir hayat
benimle alay eder gibi
ve zaman,
kosuyor sanki durmadan
cocuklugumu ver bana tum yaralarimi kanatmadan
daha cok aydinlanirdi belki safak
sen uyumasan...
Ne mehtap ne dalgalar
gozlerin kadar guzel degiller
aci kopardi ipini kuduz kopek gibi dolanir
sen uyursan
soyle Allah`a kim inanir
ne mehtap ne dalgalar
gozlerinden guzel degiller
Yanlizim yine
bana gelsene, mutlu olalim beraber
kekliklere yem getir
hediyemi unutma
kanat butun dogrulari
yalanlari getir bana.
ne mehtap ne dalgalar gozlerin gibidir
kapama onlari...
Askin beni mest eyledi aldi gonlum hasteyledi
demeseydi biri, ben diyecektim
oldurmeye kasteyledi, gel gor beni ask neyledi
Ve yanlizim
anliyorsun sen biliyorum
baska zaman siir yazmam biliyorsun
bana ne zaman gelecen ?
bir saksida gizli bir hediye getir bana
tuyleri yolunmus bir aci getir bana
dertlenelim...
sahipsiz cocuk gozuyle baktim bu gece dunyaya
seni ay, yildizlari kolen yaptim
sana baktim, yildizlari kolen yaptim
yildizlar sana bakti, ben onlari kolen yaptim
kolendi yildizlar ama ben sana baktim.
puslu bir hava cektim icime sonra
sana baktim, yildizlar sana bakiyordu
ben kolen yaptim onlari...
ah yanlizim !
simdi bir karanlik olsa icine girsem
tum aydinliklara kufretsem
gozlerin yalan soylemez senin
onlar kapanirsa, sen uyursan ya da
kapkara kesilir dunya.
Yanlizim,
buram buram duman kokuyorum
dort bir yanda deli ruzgarlar
yagmursuz kaldim kac gun
seni anamadim..
yanlizim,
uyuma sakin.
bana gelsen diyorum, muzik kutusuyla
onun sesi bambaska..
bir buyuk hayaliydi kardesimin
ulasamadi ama.
yanlizim,
sen de bir yanlizlik yasa
korku sarsin her yanini
kendini oldururcesine agla
yuksek seslerini vur kayaliklara.
Disarisi alay eder gibi bana
yumma gozlerini, uyuma...
sana her gelisim benden bir can cikarir
bedenim cansiz kalirsa, sana nasil alisir
yanlizim, muzik kutusuyla gel
bir ask yuklen de gel
tertemiz, kirlenmeden gel
bu yarali bedenim
vuslat acisiyla da yontulur
bana gelirken yurdumdan koku getir ne olur.
yanlizim,
bir sen varsin
sen de gecedesin
ay`a bakan yildizlar kolen oldu senin
sen ay`sin, kolen olsun yildizlar senin.
Yanlizim!
sabah cikacak gunese lanet ettim
gunes bana lanet etti
buram buram dumanliyim
sessiz sakin sarkilardayim
tanimadigim yuzlere bakiyorum artik
hepsi de cok uzak bana
kendime yabanciyim artik
sevdalar haram, aydinlik gunah bana.
gel de bir goreyim yuzunu
dokunayim buz sogugu tenine
yillar oldu vuslattayim
kalbim her daim seninle yine
gel,
gel ki dokunayim buz sogugu tenine
hulyalara dalmak istiyorum bedeninde
gel ki benden bir sen al kendine.
Yanlizim;
etrafimda cesitli suretler
ben yanlizim yine de
gel cigliklarimizi susalim birbirimize
gozlerimizin icine bakalim
muzik kutusu esligiyle.
saatler konusmamizi beklesin
biz inatla susalim
bu aski biz kararttik
gel ki, harab oldum artik.
Yanlizim ve kalabalik
birikmis tum acilarla bana gel
mutlu olalim beraber...
Londra, 2009
Kalbi telasli ahuzar eder
Yine de yanar yuregi
Feryadi dinlenilesi...
Geceye yazilan bir siire benzer yine
akintisini yitirmis nehrin feryadi
martisizdi yalandi hikayesizdi
kalbim ritmini kaybetti
cocuklugum beni andi yine
Yildizlar!
kanatir bedenimi
gecmisi olmayan bir hayat bekler beni
sen de uyumasan duzelirdi kainatin duzeni
disarida sacma sapan bir hayat
benimle alay eder gibi
ve zaman,
kosuyor sanki durmadan
cocuklugumu ver bana tum yaralarimi kanatmadan
daha cok aydinlanirdi belki safak
sen uyumasan...
Ne mehtap ne dalgalar
gozlerin kadar guzel degiller
aci kopardi ipini kuduz kopek gibi dolanir
sen uyursan
soyle Allah`a kim inanir
ne mehtap ne dalgalar
gozlerinden guzel degiller
Yanlizim yine
bana gelsene, mutlu olalim beraber
kekliklere yem getir
hediyemi unutma
kanat butun dogrulari
yalanlari getir bana.
ne mehtap ne dalgalar gozlerin gibidir
kapama onlari...
Askin beni mest eyledi aldi gonlum hasteyledi
demeseydi biri, ben diyecektim
oldurmeye kasteyledi, gel gor beni ask neyledi
Ve yanlizim
anliyorsun sen biliyorum
baska zaman siir yazmam biliyorsun
bana ne zaman gelecen ?
bir saksida gizli bir hediye getir bana
tuyleri yolunmus bir aci getir bana
dertlenelim...
sahipsiz cocuk gozuyle baktim bu gece dunyaya
seni ay, yildizlari kolen yaptim
sana baktim, yildizlari kolen yaptim
yildizlar sana bakti, ben onlari kolen yaptim
kolendi yildizlar ama ben sana baktim.
puslu bir hava cektim icime sonra
sana baktim, yildizlar sana bakiyordu
ben kolen yaptim onlari...
ah yanlizim !
simdi bir karanlik olsa icine girsem
tum aydinliklara kufretsem
gozlerin yalan soylemez senin
onlar kapanirsa, sen uyursan ya da
kapkara kesilir dunya.
Yanlizim,
buram buram duman kokuyorum
dort bir yanda deli ruzgarlar
yagmursuz kaldim kac gun
seni anamadim..
yanlizim,
uyuma sakin.
bana gelsen diyorum, muzik kutusuyla
onun sesi bambaska..
bir buyuk hayaliydi kardesimin
ulasamadi ama.
yanlizim,
sen de bir yanlizlik yasa
korku sarsin her yanini
kendini oldururcesine agla
yuksek seslerini vur kayaliklara.
Disarisi alay eder gibi bana
yumma gozlerini, uyuma...
sana her gelisim benden bir can cikarir
bedenim cansiz kalirsa, sana nasil alisir
yanlizim, muzik kutusuyla gel
bir ask yuklen de gel
tertemiz, kirlenmeden gel
bu yarali bedenim
vuslat acisiyla da yontulur
bana gelirken yurdumdan koku getir ne olur.
yanlizim,
bir sen varsin
sen de gecedesin
ay`a bakan yildizlar kolen oldu senin
sen ay`sin, kolen olsun yildizlar senin.
Yanlizim!
sabah cikacak gunese lanet ettim
gunes bana lanet etti
buram buram dumanliyim
sessiz sakin sarkilardayim
tanimadigim yuzlere bakiyorum artik
hepsi de cok uzak bana
kendime yabanciyim artik
sevdalar haram, aydinlik gunah bana.
gel de bir goreyim yuzunu
dokunayim buz sogugu tenine
yillar oldu vuslattayim
kalbim her daim seninle yine
gel,
gel ki dokunayim buz sogugu tenine
hulyalara dalmak istiyorum bedeninde
gel ki benden bir sen al kendine.
Yanlizim;
etrafimda cesitli suretler
ben yanlizim yine de
gel cigliklarimizi susalim birbirimize
gozlerimizin icine bakalim
muzik kutusu esligiyle.
saatler konusmamizi beklesin
biz inatla susalim
bu aski biz kararttik
gel ki, harab oldum artik.
Yanlizim ve kalabalik
birikmis tum acilarla bana gel
mutlu olalim beraber...
Londra, 2009
Haziran 28, 2009
Daginik Gazel- Yilmaz Odabasi
göç
geçer...
geçer ayrılıklar baladı
siyah bir orman olur gençliğimiz
bize böyle pay kalır
bize böyle pay kalır...
ağla sömürgem... belki dönemem
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
kış yanar, düş üşür yüreğimde
ağlarım, gözyaşım beyaz kalır...
sonra askerler yeniden kuşatırlar aşınmış kaleleri
bin havaar parçalar gecenin döşeğini
ocaklar iniler, yas büyür, orta yerde kan kalır
dıngılava’da peştamallı çocuklar havuzlara işerler
gözlerinde bir mahmur özlem kalır...
derken bir ankara, bir poyraz beni döve döve içeri alır
yollarda giderek uzaklaşır... giderek uzaklaşır
fahişeler terli kasıklarıyla sabaha uğurlanır
kuşlar inkâr edilir, gökyüzü yağmalanır
ben büyürüm bu kederle kalbim uslanır...
ağla sömürgem! ağla ve kucakla kumral delikanlını
buralarda çatılmış bir tüfeğim böğrümde taflan kalır
şimdi kızılay’a da oturmuşum hasretin kancasında
geçer zaman, geçer yıllar, günlere bir yeni hazan kalır...
ağla sömürgem... sen hep mağlup bir ağlayışta
ben uzak susarım bu mağlubiyet için hep anlayışla
bak, çöpçüler bu geceyi de piç edip süpürdüler
ben ise haber değeri bile olmayan bir haykırışta
özleminle hâlâ bir yakarışta...
ağla! ben de ağlarım gözyaşlarım özlemine az kalır
buralarda nem var! nem varsa sende kalır
daha çağırırken
anı bile kalmaya tenezzül etmeyen o dağ dorukları
sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları...
ben gittim
ve yittim!
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
yaslarım günleri yüzüme gözyaşım beyaz kalır
burada yıllar küfürle uğurlanır
ben büyürüm içindeki haylaz çocuk uslanır
ve günler geçer, herkes gider, pistler boşalır
sahnede bir ben, bir kurtlar, bir klasik dans kalır...
ağla sömürgem... buralarda döne döne-
mem! artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır
sen de bir zaman duyarsın
bir gün bir taze mezar kazılır
ardında bir dağınık gazel ile, kül ile
ankara’da bir ölü yılmaz kalır...
geçer...
geçer ayrılıklar baladı
siyah bir orman olur gençliğimiz
bize böyle pay kalır
bize böyle pay kalır...
ağla sömürgem... belki dönemem
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
kış yanar, düş üşür yüreğimde
ağlarım, gözyaşım beyaz kalır...
sonra askerler yeniden kuşatırlar aşınmış kaleleri
bin havaar parçalar gecenin döşeğini
ocaklar iniler, yas büyür, orta yerde kan kalır
dıngılava’da peştamallı çocuklar havuzlara işerler
gözlerinde bir mahmur özlem kalır...
derken bir ankara, bir poyraz beni döve döve içeri alır
yollarda giderek uzaklaşır... giderek uzaklaşır
fahişeler terli kasıklarıyla sabaha uğurlanır
kuşlar inkâr edilir, gökyüzü yağmalanır
ben büyürüm bu kederle kalbim uslanır...
ağla sömürgem! ağla ve kucakla kumral delikanlını
buralarda çatılmış bir tüfeğim böğrümde taflan kalır
şimdi kızılay’a da oturmuşum hasretin kancasında
geçer zaman, geçer yıllar, günlere bir yeni hazan kalır...
ağla sömürgem... sen hep mağlup bir ağlayışta
ben uzak susarım bu mağlubiyet için hep anlayışla
bak, çöpçüler bu geceyi de piç edip süpürdüler
ben ise haber değeri bile olmayan bir haykırışta
özleminle hâlâ bir yakarışta...
ağla! ben de ağlarım gözyaşlarım özlemine az kalır
buralarda nem var! nem varsa sende kalır
daha çağırırken
anı bile kalmaya tenezzül etmeyen o dağ dorukları
sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları...
ben gittim
ve yittim!
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
yaslarım günleri yüzüme gözyaşım beyaz kalır
burada yıllar küfürle uğurlanır
ben büyürüm içindeki haylaz çocuk uslanır
ve günler geçer, herkes gider, pistler boşalır
sahnede bir ben, bir kurtlar, bir klasik dans kalır...
ağla sömürgem... buralarda döne döne-
mem! artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır
sen de bir zaman duyarsın
bir gün bir taze mezar kazılır
ardında bir dağınık gazel ile, kül ile
ankara’da bir ölü yılmaz kalır...
Haziran 27, 2009
Sacmalik, Karmasa, Bulanma, Daralma
Karamsar olmanin gercekci yani olan belirginliktir hayat. Hayata acimtirak gulumsemeler birakmayi unutmayan kisilikler mutlaka birgun basarida olacaklardir. Ama bu basari ile beraber gelecek kisisel degisime dur demek mumkun olmayacaktir. Bize her an birseyler ogretmeyi gorev edinmis hayattan bahsediyorum. Bikmadan usanmadan bana ders vermeye devam etti. Sasirdigim ve anlayamadigim nokta ise, bu derslerin bir sonraki dersle hicbir alakasinin olmamasi. Bu bana cok adice geliyor. Sanki verdigi dersle, bir sonraki dersi dusunmemi istiyor ama zerre kadar bir tiyoyu bile cok gorurcesine davranip hicbir ipucu vermiyor. Boylelikle alacagim butun derslere yabanci kalmaktan kurtulamiyorum. Boylelikle buyuyor, aldigim dersten sonra gozlerim. Ve her dersten aldigim sonucun buyuk bir bolumunun saskinlik oldugu bundan kaynaklaniyor.
Bilemiyorum. Belki de kendi yapimdan kaynaklaniyor bir sonraki saskinligi kestirememem. Aslinda haklisiniz "Bu sana bir ders olsun ve ona gore davran artik" sozunde yatan anlami kavradigimi soyleyemem. Bu, benim hicbir olaydan ders cikaramayan biri oldugumu mu gosteriyor acaba ? Kafam allak bullak, yorgunluktayim..
Bunlari yazan biri acaba bu hayattan nasibini almayan biri olabilir mi ? Bilemiyorum, kafam allak bullak, yorgunluktayim..
Korkulariyla yasayan biri olabilirim mesela. Bu da beni butun haksizliklara ragmen sakin kalmaya zorluyor olabilir. Uzun sureli bir karar veremememin ozunde de bu vardir belki, kim bilir.. Korkularim; sukunetin dagilmasindan korkum, yalinligin dagilmasindan korkum, insanlarin iclerinden cikacak gercek kisiliklerinin beni yaniltabileceginden korkum, derinligin, dayanismanin, dogalligin kaybolacagindan korkum. Zannedersem tum bunlardan korkmasaydim zaten acik olan sozlerim birer haykirisa donerdi. Anlamlandirdigim, beynimde cozdugum butun metalari yuksek sesle haykiriverirdim.
Ya da korkak degilimdir de duygusalimdir, kim bilir.. Herseye derinlemesine dalmam, hicbir sozu, durumu, bir filmi, benimle konusulan konuyu yuzeysellige yakistiramamam duygusalligimdan geliyor olabilir. Sert insanlarda bir duygusallik arama cabam, duygusal olduguna inandigim insanlardan, tavir ve davranis edinmem bundan kaynaklidir belki, kim bilebilir..
Veya kisiligini bulamamis, kendine ozgu ozelliklerini cozememis biriyimdir. Bundandir belki, herkesten birseyler ogrenmem gerektigine inanmam. Cunku hayatim boyunca hicbir zaman ogretmek amacinda olmadim ama surekli ogrenmek istedim. Belki birseyler ogretme zamani gelmistir artik, kim bilebilir..
Ya da kendine guven kavramini bilemeyen biriyimdir. Belki bundandir tek gecelik iliski manyagi olmam. cok susup fazla dusunmem, dusuncelerimin anlasilmasini konusmadan saglamak istemem bundandir belki, kim bilebilir.. Zaten anlasilan bir insan oldugumu sanip, sozcuklerdense davranislara agirlik vermem bundandir belki. Kendini ifade edemeyen biri olmamin kaynaginda bu olabilir mi ? Bilemiyorum, beynim allak bullak, yorgunlari oynuyorum..
Ama bildigim birsey var; kendimi buldugum zaman seni de bulacagim. Bulamazsam ugrunda olecegim...
2009, Londra
Bilemiyorum. Belki de kendi yapimdan kaynaklaniyor bir sonraki saskinligi kestirememem. Aslinda haklisiniz "Bu sana bir ders olsun ve ona gore davran artik" sozunde yatan anlami kavradigimi soyleyemem. Bu, benim hicbir olaydan ders cikaramayan biri oldugumu mu gosteriyor acaba ? Kafam allak bullak, yorgunluktayim..
Bunlari yazan biri acaba bu hayattan nasibini almayan biri olabilir mi ? Bilemiyorum, kafam allak bullak, yorgunluktayim..
Korkulariyla yasayan biri olabilirim mesela. Bu da beni butun haksizliklara ragmen sakin kalmaya zorluyor olabilir. Uzun sureli bir karar veremememin ozunde de bu vardir belki, kim bilir.. Korkularim; sukunetin dagilmasindan korkum, yalinligin dagilmasindan korkum, insanlarin iclerinden cikacak gercek kisiliklerinin beni yaniltabileceginden korkum, derinligin, dayanismanin, dogalligin kaybolacagindan korkum. Zannedersem tum bunlardan korkmasaydim zaten acik olan sozlerim birer haykirisa donerdi. Anlamlandirdigim, beynimde cozdugum butun metalari yuksek sesle haykiriverirdim.
Ya da korkak degilimdir de duygusalimdir, kim bilir.. Herseye derinlemesine dalmam, hicbir sozu, durumu, bir filmi, benimle konusulan konuyu yuzeysellige yakistiramamam duygusalligimdan geliyor olabilir. Sert insanlarda bir duygusallik arama cabam, duygusal olduguna inandigim insanlardan, tavir ve davranis edinmem bundan kaynaklidir belki, kim bilebilir..
Veya kisiligini bulamamis, kendine ozgu ozelliklerini cozememis biriyimdir. Bundandir belki, herkesten birseyler ogrenmem gerektigine inanmam. Cunku hayatim boyunca hicbir zaman ogretmek amacinda olmadim ama surekli ogrenmek istedim. Belki birseyler ogretme zamani gelmistir artik, kim bilebilir..
Ya da kendine guven kavramini bilemeyen biriyimdir. Belki bundandir tek gecelik iliski manyagi olmam. cok susup fazla dusunmem, dusuncelerimin anlasilmasini konusmadan saglamak istemem bundandir belki, kim bilebilir.. Zaten anlasilan bir insan oldugumu sanip, sozcuklerdense davranislara agirlik vermem bundandir belki. Kendini ifade edemeyen biri olmamin kaynaginda bu olabilir mi ? Bilemiyorum, beynim allak bullak, yorgunlari oynuyorum..
Ama bildigim birsey var; kendimi buldugum zaman seni de bulacagim. Bulamazsam ugrunda olecegim...
2009, Londra
Haziran 26, 2009
Ozur Dilerim..
Ozur dilerim aglayamadigim icin. Ozur dilerim dilediginiz gibi biri olamadigim icin. Ozur dilerim icimden nasil geliyorsa oyle davrandigim icin. Ozur dilerim surekli gulen bir insan oldugum icin. Ozur dilerim kimseyi kirmak istemeyen biri oldugum icin. Ozur dilerim, bagislayin beni ne olur. Bu alemde herkesin bir kalp tasidigi dusuncesini tamamen yitirmis bulunmaktayim. Sizden ozur diliyorum kendimce kurmacalarim ve oyunlarim olmadigi icin. Bagislayin beni dusuncelerini dillendiremeyen biri oldugum icin. Af diliyorum sizden icten pazarlikli olup disima farkli yansitamadigim icin. Hayatin sillesini henuz yememis biri oldugumu anladigimda sizin yaniniza gelecegim. Ama o silleyi kinle karsilayamayacagim icin sizden ozur diliyorum. Beni beklemezseniz memnun kalirim. Yapmacik oyunlara dahil olmak istemeyen biri oldugum icin sizden ozur diliyorum. Hicbir mekanda, Hicbir ortamda ozumden birsey kaybetmeden davrandigim icin bagislayin beni.
Ya da...Beni yanliz birakin. Zannedersem beni alip cennete de goturseler, orada sahici davranislarimdan bikacak insanlar olacaktir. Butun umudumu yitirmem icin beni yanliz birakin. Beni kalabaliklara atin, orada yasayayim. gurultunun tek sessizligi ben olmak istiyorum. Yanimda 2 saatten fazla kalmayin; sizi kardesim olarak gorurum de benden bir anda kopmak istersiniz.
Benim yerimin bambaska bir yer oldugu kanaatindeyim. Beni o bambaskaliga atin. Cok fazla dusunup, beynimi allak bullak ettigim icin de beni bagislayin. Binbir surete dayanip, guvenip, hepsinden bir seyler almak isteyip de kendimi bulamadigim icin affedin beni. Sizleri, icimden gelen seslere degistim. Icimden gelen seslerdense sizlere inanmayi tercih ettim. Bunun icin affedin ne olur...Ozur dilerim...
2009, Londra
Ya da...Beni yanliz birakin. Zannedersem beni alip cennete de goturseler, orada sahici davranislarimdan bikacak insanlar olacaktir. Butun umudumu yitirmem icin beni yanliz birakin. Beni kalabaliklara atin, orada yasayayim. gurultunun tek sessizligi ben olmak istiyorum. Yanimda 2 saatten fazla kalmayin; sizi kardesim olarak gorurum de benden bir anda kopmak istersiniz.
Benim yerimin bambaska bir yer oldugu kanaatindeyim. Beni o bambaskaliga atin. Cok fazla dusunup, beynimi allak bullak ettigim icin de beni bagislayin. Binbir surete dayanip, guvenip, hepsinden bir seyler almak isteyip de kendimi bulamadigim icin affedin beni. Sizleri, icimden gelen seslere degistim. Icimden gelen seslerdense sizlere inanmayi tercih ettim. Bunun icin affedin ne olur...Ozur dilerim...
2009, Londra
Haziran 25, 2009
Satranc
Hareket! Buldum...Hamamdan cirilciplak da cikmiyorum. Butun nesnelerin bir hareketi vardir. Ne zaman duracaklarini bilememeleri ise "O"nu tanimlar. Sadece ve sadece kendi hareketlendirdiklerimizi durdurma karari alabiliriz. Cunku onlari harekete gecirme kararini biz vermisizdir.Harekette olan nesnelerin durma kararini da onlari harekete geciren verecektir. Gitmek istemediginiz bir yere gitmezsiniz, bu guce sahipsiniz. Bir yemegi yemek istemiyorsaniz kimse size zorla yediremez, bu guce de sahipsiniz. Konusmak istiyorsaniz konusur, istemiyorsaniz konusmazsiniz, bu guce de sahipsiniz.....Peki bunlara sahip olmamiz gucumuzu mu kanitlar?
Istemediginiz bir yere gider misiniz? Gitseniz bogar sizi..
Yanliz basiniza ne kadar idare edebilirsiniz ?
Dilsizlik var; konusabilir miyiz dilimiz olmazsa ? ki tek gorevi konusturmak degil..
Amalik var; gorebilir miyiz gozumuz olmazsa ? ki tek gorevi gordurmek degil...
Sakatlik var; yuruyebilir miyiz bacagimiz olmazsa ? ki tek gorevi yurutmek degil...
Havasizlik var; nefes alabilir miyiz havasizlikta ? ki tek gorevi nefes aldirmak degil...
Onlarca ozelligi olan, ve tekinin olmamasi halinde bitecegimiz onlarca uzuvumuzdan hangisinin yok olmasiniz isteriz ?
Bu Dunyaya gelme kararini kendimiz vermisiz gibi istedigimizi yapabilecegimizi dusunme rahatligini kendimizde nasil gorebiliyoruz ?
Nasil oluyor da istemedigi bir yere gitmeme gucune sahip biri "Dunyaya gelme kararini ben vermedim" diyebiliyor.Demezler mi, istemediysen neden geldin ?
Nasil ve ne sekilde ve nereye geldigini bilmeyen biri nasil oluyorda hic dusunmuyor, hic utanmiyor ?
Birisinin size ait birseyi kendi maliymis gibi kullanip yipratmasi hatta yok etmesi hosunuza giden bir sey olabilir mi ? asla !
Ilk defa gordugunuz ve geldiginiz bir alanda cok rahat davranir misiniz ? asla !
O zaman neden Dunyayi da bir alan, bir ev olarak kabul etmiyor ve buraya gelmek isteyip istemedigimizi sorgulamiyoruz. Neden bu kadar rahatiz bu kadar aciz oldugumuz halde.
"Allah yoktur, biz dongudeyiz" diyenlerin ne kadar utanc verici bir sey yaptiklari anlasildi mi acaba ? hic bilmedigimiz bir yere aniden girip orayi yagmalama utanci, bize butun kalbiyle ve emegiyle deger verip kollayan birine rest cekmenin utanci, bir yerlerden herhangi bir sey calmanin yani hirsizligin utanci.
Iste, ben bu utanc verici seyleri Dunyada yapmam diyen, mukemmel karakter, bir yerlere ulasmis ama inancsiz saygin kisiliklerin Allah inancini bunlarin arkasinda gorerek, " Sen Allaha inaniyorsun ama karaktersizsin " diyerek, Allaha inanan bir yalanci, duzenbaz olmayi, inancsiz karakterli olmaya tercih ederek ne kadar yanildiklari anlasiliyor mu ? Aslinda gercek utancin sahiplerinin, inancsiz olmalarindan oturu, kendileri olduklari anlasiliyor mu ?
Muslumanlarin Dunya malini okadar da ozumsememeleri bundandir. Cunku kimse kendisine ait olmayan birseyi kendisininmis gibi kullanma hakkina sahip degildir. Ve nereden geldigini, nereye gidecegini bilen; Herseyin sahibinin bir tek varlik oldugunu ozumseyen ama hayati kendi kabugunda eglenceden uzak yasayan; ve gozu yukseklerde olamayan, paraya deger vermeyen biri; yuksek yerlerde kursusu olan, konusunca yalanci gulucukler savuran, kirici olmamaya dikkat gosterip saygi cercevesinden cikmadigini sanan, para icin her tarafa kosturan, surekli durustlukten bahseden bir inancsizdan binlerce kez daha serefli ve onurlu bir yasam yasamaktadir...
Hareket dedim buralara geldim.. Ama beni buralara surukleyen kelimeydi "Hareket". Bizler birer satranc taslariyiz aslinda, ozumuzde buyuk gucler vardir. Ama asla harekete gecirilmeden bir sey ifade etmeyiz. Harekete gecirildigimiz anda ise tam anlamiyla kendi istedigimizin oldugu soylenemez. piyon isek, carprazimizdaki Sah bile olsa yeme gucune sahibizdir, ancak bir el gelip bizi yenen konumuna getirmedikce carprazimizdaki Sah ile yasamaya mecburuzdur. O Yasamin kisaligi ya da uzunlugu bilinmez ama, Sah`in surekli kucuk bir piyon tarafindan her an yenebilecegini dusunerek gecirecegi dakikalar bir izdirap olacaktir. Ve o el gelip oynatildiginda amac ise amaca ulasilacak. ama degil ise gecen sure de alistigimiz bir arkadasimizi istemedigimiz halde bir el tarafindan ekarte etmis olacagiz. Baska taslarin baska ozellikleri keza boyle...
Hayatta, istediklerimizin oldugunu soyleyebilmek guctur. Basariya giden tum yollarin zorlu engellerle dolu oldugu bundandir. 2 milyon engeli atlayip son engele geldiginizde durup geri donmeyi dusunmezsiniz ama, o son engeli de atlamak zorunda olmak, atladiginiz binlerce engele verilen degerin sifir oldugunu dusundurur size."Bunu da atlamazsam hicbir manasi kalmayacak geride biraktigim degerli emeklerimin" dersiniz bir an. Harekete gecer ve onu da atlarsiniz! Hareketlendiriliyoruz, duracagimiz ani bilmeden. Harekete geciriyoruz durdurabileceklerimizi. Harekete gecirildik bizi durdurabilecek bir el tarafindan.
2009, Londra
Istemediginiz bir yere gider misiniz? Gitseniz bogar sizi..
Yanliz basiniza ne kadar idare edebilirsiniz ?
Dilsizlik var; konusabilir miyiz dilimiz olmazsa ? ki tek gorevi konusturmak degil..
Amalik var; gorebilir miyiz gozumuz olmazsa ? ki tek gorevi gordurmek degil...
Sakatlik var; yuruyebilir miyiz bacagimiz olmazsa ? ki tek gorevi yurutmek degil...
Havasizlik var; nefes alabilir miyiz havasizlikta ? ki tek gorevi nefes aldirmak degil...
Onlarca ozelligi olan, ve tekinin olmamasi halinde bitecegimiz onlarca uzuvumuzdan hangisinin yok olmasiniz isteriz ?
Bu Dunyaya gelme kararini kendimiz vermisiz gibi istedigimizi yapabilecegimizi dusunme rahatligini kendimizde nasil gorebiliyoruz ?
Nasil oluyor da istemedigi bir yere gitmeme gucune sahip biri "Dunyaya gelme kararini ben vermedim" diyebiliyor.Demezler mi, istemediysen neden geldin ?
Nasil ve ne sekilde ve nereye geldigini bilmeyen biri nasil oluyorda hic dusunmuyor, hic utanmiyor ?
Birisinin size ait birseyi kendi maliymis gibi kullanip yipratmasi hatta yok etmesi hosunuza giden bir sey olabilir mi ? asla !
Ilk defa gordugunuz ve geldiginiz bir alanda cok rahat davranir misiniz ? asla !
O zaman neden Dunyayi da bir alan, bir ev olarak kabul etmiyor ve buraya gelmek isteyip istemedigimizi sorgulamiyoruz. Neden bu kadar rahatiz bu kadar aciz oldugumuz halde.
"Allah yoktur, biz dongudeyiz" diyenlerin ne kadar utanc verici bir sey yaptiklari anlasildi mi acaba ? hic bilmedigimiz bir yere aniden girip orayi yagmalama utanci, bize butun kalbiyle ve emegiyle deger verip kollayan birine rest cekmenin utanci, bir yerlerden herhangi bir sey calmanin yani hirsizligin utanci.
Iste, ben bu utanc verici seyleri Dunyada yapmam diyen, mukemmel karakter, bir yerlere ulasmis ama inancsiz saygin kisiliklerin Allah inancini bunlarin arkasinda gorerek, " Sen Allaha inaniyorsun ama karaktersizsin " diyerek, Allaha inanan bir yalanci, duzenbaz olmayi, inancsiz karakterli olmaya tercih ederek ne kadar yanildiklari anlasiliyor mu ? Aslinda gercek utancin sahiplerinin, inancsiz olmalarindan oturu, kendileri olduklari anlasiliyor mu ?
Muslumanlarin Dunya malini okadar da ozumsememeleri bundandir. Cunku kimse kendisine ait olmayan birseyi kendisininmis gibi kullanma hakkina sahip degildir. Ve nereden geldigini, nereye gidecegini bilen; Herseyin sahibinin bir tek varlik oldugunu ozumseyen ama hayati kendi kabugunda eglenceden uzak yasayan; ve gozu yukseklerde olamayan, paraya deger vermeyen biri; yuksek yerlerde kursusu olan, konusunca yalanci gulucukler savuran, kirici olmamaya dikkat gosterip saygi cercevesinden cikmadigini sanan, para icin her tarafa kosturan, surekli durustlukten bahseden bir inancsizdan binlerce kez daha serefli ve onurlu bir yasam yasamaktadir...
Hareket dedim buralara geldim.. Ama beni buralara surukleyen kelimeydi "Hareket". Bizler birer satranc taslariyiz aslinda, ozumuzde buyuk gucler vardir. Ama asla harekete gecirilmeden bir sey ifade etmeyiz. Harekete gecirildigimiz anda ise tam anlamiyla kendi istedigimizin oldugu soylenemez. piyon isek, carprazimizdaki Sah bile olsa yeme gucune sahibizdir, ancak bir el gelip bizi yenen konumuna getirmedikce carprazimizdaki Sah ile yasamaya mecburuzdur. O Yasamin kisaligi ya da uzunlugu bilinmez ama, Sah`in surekli kucuk bir piyon tarafindan her an yenebilecegini dusunerek gecirecegi dakikalar bir izdirap olacaktir. Ve o el gelip oynatildiginda amac ise amaca ulasilacak. ama degil ise gecen sure de alistigimiz bir arkadasimizi istemedigimiz halde bir el tarafindan ekarte etmis olacagiz. Baska taslarin baska ozellikleri keza boyle...
Hayatta, istediklerimizin oldugunu soyleyebilmek guctur. Basariya giden tum yollarin zorlu engellerle dolu oldugu bundandir. 2 milyon engeli atlayip son engele geldiginizde durup geri donmeyi dusunmezsiniz ama, o son engeli de atlamak zorunda olmak, atladiginiz binlerce engele verilen degerin sifir oldugunu dusundurur size."Bunu da atlamazsam hicbir manasi kalmayacak geride biraktigim degerli emeklerimin" dersiniz bir an. Harekete gecer ve onu da atlarsiniz! Hareketlendiriliyoruz, duracagimiz ani bilmeden. Harekete geciriyoruz durdurabileceklerimizi. Harekete gecirildik bizi durdurabilecek bir el tarafindan.
2009, Londra
Hakuna Matata
Bu bir sir alemi yazisidir ve sahibini anlatmaktadir.
Gunlerden birgun kara sacli, kara gozlu, goz cevresi bembeyaz; ak bakisli, bukleleri hayat sakli guzel bir kiz, yanlizliktan kalan bir damla cayini yudumlarken gormus onu.
egik basi kalkmak istemis, girtlagina yapismis dem tortulari. Anlam yuklu aci bakislari bir kez daha vucuda, aska gelmis. Tam da zamaniymis askin. Birine asik olmanin yasatacagi heyecani dusunmus; somurt surati gulegelmis. dizegelmis tum misralari yarali yureginin. dugumlenen sozleriyle sacmalamis asil bakisini. durusuna bin can fedaymis, oyle durakalmis. demis "nerdensin ?". ozunde sakli tum cumlelerini kusmakmis tek amaci ama ufak bir yanlisin bile yapilmayacagi bir an olarak gormus o ani. el kol hareketleriyle ozumsemis endis durusunu. Birine cilve yapmayali uzun zaman oldu diye dusunse de kadinligin asilligini gark etmis tum cilveliklere ve oyle durmus orada bir portre gibi.
" Karsi koydenim, adim Alihan" demis oglan. sus pus olmus Alihan konusurken her alan.bir mayestro bitivermis ve belirmis asikarane. Sanki onunla birlikte tum kainat dillenmis. Bir son varsa demis ey hayat ! Beni Alihan`a eyle. Bir tapindiran koku sacilmis etrafa, cicekler aska gelmis. O ani olumsuzlestirmis butun hareketler. nehir dile gelmis, saha kalkmis tum kuheylanlar. "yanlizligina sebep nedir ?" demis Alihan. " yanlizligim ozumdendir." demis sessizce.
" ozun sana armagan midir ey pirlanta bakisli ? seni gizemine bagislarsam yanilirim, sana ne armagan edeyim ? " demis Alihan.
"ozunde sakladigin bir sey ver bana, ver ki onda seni anayim." demis. Yazgisi gelegelmis bir korku cokmus iclerine. Ikisi de egmis baslarini asillikleriyle. Yola dusmusler butun utanclarini yakarak. haykirmislar sevdalarini geleneklere..
2009, Londra
Gunlerden birgun kara sacli, kara gozlu, goz cevresi bembeyaz; ak bakisli, bukleleri hayat sakli guzel bir kiz, yanlizliktan kalan bir damla cayini yudumlarken gormus onu.
egik basi kalkmak istemis, girtlagina yapismis dem tortulari. Anlam yuklu aci bakislari bir kez daha vucuda, aska gelmis. Tam da zamaniymis askin. Birine asik olmanin yasatacagi heyecani dusunmus; somurt surati gulegelmis. dizegelmis tum misralari yarali yureginin. dugumlenen sozleriyle sacmalamis asil bakisini. durusuna bin can fedaymis, oyle durakalmis. demis "nerdensin ?". ozunde sakli tum cumlelerini kusmakmis tek amaci ama ufak bir yanlisin bile yapilmayacagi bir an olarak gormus o ani. el kol hareketleriyle ozumsemis endis durusunu. Birine cilve yapmayali uzun zaman oldu diye dusunse de kadinligin asilligini gark etmis tum cilveliklere ve oyle durmus orada bir portre gibi.
" Karsi koydenim, adim Alihan" demis oglan. sus pus olmus Alihan konusurken her alan.bir mayestro bitivermis ve belirmis asikarane. Sanki onunla birlikte tum kainat dillenmis. Bir son varsa demis ey hayat ! Beni Alihan`a eyle. Bir tapindiran koku sacilmis etrafa, cicekler aska gelmis. O ani olumsuzlestirmis butun hareketler. nehir dile gelmis, saha kalkmis tum kuheylanlar. "yanlizligina sebep nedir ?" demis Alihan. " yanlizligim ozumdendir." demis sessizce.
" ozun sana armagan midir ey pirlanta bakisli ? seni gizemine bagislarsam yanilirim, sana ne armagan edeyim ? " demis Alihan.
"ozunde sakladigin bir sey ver bana, ver ki onda seni anayim." demis. Yazgisi gelegelmis bir korku cokmus iclerine. Ikisi de egmis baslarini asillikleriyle. Yola dusmusler butun utanclarini yakarak. haykirmislar sevdalarini geleneklere..
2009, Londra
Haziran 21, 2009
Baskalarinin gecesi - Murahtan Mungan
Görünmeyeni görmenin azabı
İçimizde durmadan ödediğimiz
ne ruhumun ayışığı
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen yorgun bedenim
ihtiyar atlar gibi kapandım içime
yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin
Görünmeyeni görmenin azabı.
Çılgınlıklar otu ağzımda,
Kırların yırtığına takılmış karaca,
Sıvası dökülmüş duvarlardaki,
Donmuş halı zamanı.
Çılgınlıklar otu ağzımda.
Değişik kalibreli intiharlar denedim.
Dipteki arayış boş kovan.
Başkalarının gecesi bitmedi daha.
İçimizde durmadan ödediğimiz
ne ruhumun ayışığı
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen yorgun bedenim
ihtiyar atlar gibi kapandım içime
yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin
Görünmeyeni görmenin azabı.
Çılgınlıklar otu ağzımda,
Kırların yırtığına takılmış karaca,
Sıvası dökülmüş duvarlardaki,
Donmuş halı zamanı.
Çılgınlıklar otu ağzımda.
Değişik kalibreli intiharlar denedim.
Dipteki arayış boş kovan.
Başkalarının gecesi bitmedi daha.
Bir Resim

Bu resmi ilkokul 3. sinifta cekmistim. Ugradigim yerlerde bir iz birakmak istedigimden midir bilemem..Anilari ANI yapan zamandir. Ben de zamanin gececegini tahmin ederek cekmistim bu resmi. Zaman gecti, o an geride kaldi...Resme baktigimda, tahtaya yazdigim adimi degil, resmi cektigim ani dusunur oldum. Tebesiri aldim elime, Hasibe ogretmen "gel karneni al." dedi. Adimi hizlica yazdim tahtaya, resmini cektim...sonra cok kent degistirdim, cok kalabaliklastim, degisik suretler girdi hayatima, gerilere donemedim. Bana cocuklugumu hatirlatan tek resimdir bu.
Bir seyahatlik ANI
.jpg)
Duslerimi calan kadin.
Bazen kalabaliklarda biri belirir; ben O`yum diyen gozleri kocamanlasir. Butun tabulari yikmak istersin. Kainatin gelenek, gorenek, ahlaki kurallarina lanet edersin. Cumleler cogalir gozlerinde, konusamazsin. O ruya gibi an sona erdiginde ise sana kalan, onun bedenine ait, gizemli bir resim olur.
sevdiklerimden...
Anahtar - Ozdemir Asaf
Konuşmak susmanın kokusudur.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
AHMAK
Bildim ki, yildizlarin sus puslugudur sirri, alemin
Bildim ki, yanlizligi Dunyanin, buyuklugundendir
Bildim ki ,sabri her acinin, icindedir.
Bildim ki, hak aramaktir, haksizligin ta kendisi
Bildim ki, ask kadar asksizlik da hakedilendir
Bilerek kuculdum, kucuklestikce buyudum ben
bir keman sesine kandim bir zaman
baska zaman,
oynanan rollere inandim
sana sensizligi ogretmek isterken,
sana kandim.
Sen dedim sana, “sen”in gizemini bilir misin ?
Aldanarak kuculdum, kucuklestikce buyudum ben.
Bir sitemim var hayata; yoksula, varsila
Dehsetle ogrendim Anka kusu`nun gercekligini
Rivayetteki acimtirak gagasini vurdu bana
Inledim..
Cindrellanin etegindeki toz ilisti bana.
“Nasilsin?” dedi, sustum..
“Hala eteginde toz var.” dedim.
“beni ben yapandir o” dedi.
Bildim ki, goz ucuna ilisenler, utandiklarimizdir.
Bildim ki, basini one egenlerdir esas haykiranlar.
Ogrenerek kuculdum, kucuklestikce buyudum ben.
Buyu sen de ey annesine “bura neresi” diye soran,
Buyu sen de ey babasini endis gozlerle bekleyen,
Kuculerek buyu.
2009, Londra
Bildim ki, yanlizligi Dunyanin, buyuklugundendir
Bildim ki ,sabri her acinin, icindedir.
Bildim ki, hak aramaktir, haksizligin ta kendisi
Bildim ki, ask kadar asksizlik da hakedilendir
Bilerek kuculdum, kucuklestikce buyudum ben
bir keman sesine kandim bir zaman
baska zaman,
oynanan rollere inandim
sana sensizligi ogretmek isterken,
sana kandim.
Sen dedim sana, “sen”in gizemini bilir misin ?
Aldanarak kuculdum, kucuklestikce buyudum ben.
Bir sitemim var hayata; yoksula, varsila
Dehsetle ogrendim Anka kusu`nun gercekligini
Rivayetteki acimtirak gagasini vurdu bana
Inledim..
Cindrellanin etegindeki toz ilisti bana.
“Nasilsin?” dedi, sustum..
“Hala eteginde toz var.” dedim.
“beni ben yapandir o” dedi.
Bildim ki, goz ucuna ilisenler, utandiklarimizdir.
Bildim ki, basini one egenlerdir esas haykiranlar.
Ogrenerek kuculdum, kucuklestikce buyudum ben.
Buyu sen de ey annesine “bura neresi” diye soran,
Buyu sen de ey babasini endis gozlerle bekleyen,
Kuculerek buyu.
2009, Londra
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
